TDI.master

TDI.master Ekibimiz, değişik uzmanlık alanlarından gelen, Türk kamu sektörü mevzuat ve uygulamaları hak

Ukraynalı Üreticiler Türkiye’yi Boru İhracatında Etkisiz Kılma Yapmakla SuçluyorGMK Center tarafından yayımlanan yeni an...
15/06/2026

Ukraynalı Üreticiler Türkiye’yi Boru İhracatında Etkisiz Kılma Yapmakla Suçluyor

GMK Center tarafından yayımlanan yeni analiz, Türkiye-Ukrayna çelik ticaretinde gerilimi artırabilecek önemli veriler ortaya koyuyor.

📌 2022-2025 döneminde Türkiye’den Ukrayna’ya 131 bin ton boru ürünü ihraç edildi.

📌 Ukraynalı üreticilere göre Türkiye'nin fiyat avantajının temelinde Rusya'dan gelen düşük maliyetli slab kullanımı bulunuyor.

📌 2025 yılında Rusya, Türkiye'nin en büyük slab tedarikçisi oldu ve pazar payı %52 seviyesine ulaştı.

📌 Ukrayna, Türkiye menşeli kaynaklı çelik borular için anti-damping soruşturması başlattı.

Aslında burada tartışılan konu yalnızca fiyat rekabeti değil.

Küresel ticarette giderek daha fazla ülke, ürünün sadece menşeini değil, kullanılan hammaddenin kaynağını da sorgulamaya başladı. Avrupa Birliği'nin "melt and pour" yaklaşımı, CBAM uygulamaları ve yeni nesil ticaret savunma araçları bunun en somut örnekleri.

Bu nedenle soru şu:

➡️ Geleceğin ticaret savaşları artık nihai ürün üzerinden mi yürütülecek, yoksa hammaddenin kökeni üzerinden mi?

Çelik sektöründe bu tartışma giderek daha kritik hale geliyor.

Türk İhracatçıların AB'de Şirket Kurmadan Satış Yapması Mümkün mü?Türk ihracatçıları için oldukça dikkat çekici bir geli...
12/06/2026

Türk İhracatçıların AB'de Şirket Kurmadan Satış Yapması Mümkün mü?

Türk ihracatçıları için oldukça dikkat çekici bir gelişme gündemde.

İTKİB tarafından duyurulan yeni bir etkinlikte, Türk firmalarının Avrupa Birliği içinde:

✅ Şirket kurmadan

✅ Yerel distribütör kullanmadan

✅ AB KDV yükünü optimize ederek

✅ Doğrudan müşteriye satış yapabilmesini sağlayan bir model tanıtılacak.

Özellikle Avrupa'da operasyon kurmanın yüksek maliyetleri düşünüldüğünde, bu yaklaşım KOBİ'lerden büyük ihracatçılara kadar birçok firma için önemli fırsatlar sunabilir.

Bugün ihracatta rekabet yalnızca ürün kalitesiyle değil;

🔹 Pazara giriş maliyeti

🔹 Nakit akışı yönetimi

🔹 Vergi optimizasyonu

🔹 Tedarik zinciri esnekliği

gibi unsurlarla da belirleniyor.

Artan maliyetler ve küresel rekabet baskısı altında yeni iş modelleri geliştirmek her zamankinden daha kritik hale geldi.

Bu nedenle, AB'de daha düşük maliyetle ve daha yüksek kârlılıkla büyümeyi hedefleyen firmaların bu gelişmeyi yakından takip etmesinde fayda var.

LinkedIn Postu⚠️ Paslanmaz Çelikte Asıl Tehdit Dışarıdaki Değil, İçerideki Vergi Duvarları mı?Türkiye'de paslanmaz çelik...
11/06/2026

LinkedIn Postu

⚠️ Paslanmaz Çelikte Asıl Tehdit Dışarıdaki Değil, İçerideki Vergi Duvarları mı?

Türkiye'de paslanmaz çelik sektöründe uzun süredir tartışılan bir konu yeniden gündemde:

👉 İlave gümrük vergileri
👉 Anti-damping önlemleri
👉 Artan hammadde maliyetleri

Paslanmaz çelik kullanan ihracatçı sektörler, yerli üreticiyi korumak amacıyla uygulanan bu önlemlerin artık ihracatın rekabet gücünü zayıflattığını savunuyor.

Bugün birçok üretici şu soruyu soruyor:

Yerli üretimi korurken, ihracatçı sanayinin rekabet gücünü ne kadar koruyabiliyoruz?

Paslanmaz çelikten üretilen ürünler dünya pazarlarında İtalya, Çin, Hindistan ve Uzak Doğu üreticileriyle rekabet ediyor.

Ancak üreticiler, rakipleri daha düşük maliyetli hammaddeye erişirken Türkiye'de vergi yükü nedeniyle dezavantaj yaşadıklarını belirtiyor. Bazı ürünlerde toplam vergi yükünün %16 seviyesine ulaştığı ifade ediliyor.

📌 Koruma politikaları gerekli olabilir.

📌 Ancak koruma önlemleri ihracatçı sanayinin maliyetlerini artırdığında, küresel pazarlarda pazar kaybı riski ortaya çıkıyor.

Paslanmaz çelik tartışması artık yalnızca bir ticaret politikası konusu değil;

Türkiye'nin sanayi stratejisi, ihracat hedefleri ve küresel rekabet gücü açısından kritik bir sınav haline gelmiş durumda.



"Koruma duvarları üreticiyi korurken, ihracatçının önüne yeni duvarlar örmemeli."

Türk Tekstilinde Yeni Oyun Planı: Hedef Avrupa Teknik Tekstil PazarıTürk tekstil sektörü uzun süredir maliyet baskısı, a...
10/06/2026

Türk Tekstilinde Yeni Oyun Planı: Hedef Avrupa Teknik Tekstil Pazarı

Türk tekstil sektörü uzun süredir maliyet baskısı, azalan siparişler ve yoğun küresel rekabetle mücadele ediyor.

Ancak sektör artık savunmaya değil, büyümeye odaklanıyor.

📌 İTHİB'in açıkladığı yeni strateji kapsamında Avrupa'nın 105 milyar dolarlık teknik tekstil üretim hacmi mercek altına alındı.

📌 Airbag kumaşları, askeri teknik tekstiller, paraşüt kumaşları, otomotiv iç döşemeleri ve yüksek performanslı sentetik ürünler öncelikli hedefler arasında.

📌 Avrupa'daki bu üretimin yalnızca %10'undan pay alınabilmesi halinde Türkiye'nin mevcut yaklaşık 12 milyar dolarlık tekstil ihracatının iki katına çıkabileceği ifade ediliyor. Bu yaklaşım aslında önemli bir gerçeği ortaya koyuyor:

➡️ Rekabet artık düşük fiyatla değil,

➡️ Teknolojiyle,

➡️ Uzmanlaşmayla,

➡️ Teknik tekstille,

➡️ Katma değerle kazanılacak.

2026'nın ilk çeyreğinde tekstil ihracatında yaşanan %8'lik gerileme de sektörün dönüşüm ihtiyacını açıkça gösteriyor. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, Avrupa'ya yakınlığı ve teknik bilgi birikimi düşünüldüğünde bu hedef ulaşılmaz değil.

Önümüzdeki dönemde teknik tekstil yatırımları, satın almalar, ortaklıklar ve ticaret politikaları sektörün yönünü belirleyecek.

🚨 **Türk Çelik Sektörü Çifte Baskı Altında: İçeride İthalat, Dışarıda Korumacılık**Türkiye çelik sektörü 2026'nın ilk ay...
09/06/2026

🚨 **Türk Çelik Sektörü Çifte Baskı Altında: İçeride İthalat, Dışarıda Korumacılık**

Türkiye çelik sektörü 2026'nın ilk aylarında üretimini artırmayı başardı. Ancak sektörün önündeki en büyük sorun üretim değil, **pazar erişimi**.

📈 İlk dört ayda ham çelik üretimi %6,3 artarken;

📈 Nihai mamul tüketimi %9,7 yükseldi.

⚠️ Buna rağmen çelik ithalatı da %6,3 artış gösterdi ve ihracatın ithalatı karşılama oranı %83,4'ten %78,1'e geriledi.

Sorun yalnızca iç pazarla da sınırlı değil.

🇪🇺 Avrupa Birliği, çelik sektörünü korumak amacıyla ithalat kotalarını önemli ölçüde daraltırken, kota aşımı durumunda uygulanacak vergileri %50 seviyesine kadar yükseltiyor. Bu durum, AB'yi en önemli ihracat pazarlarından biri olarak gören Türk üreticileri için ciddi bir risk anlamına geliyor.

Bugün Türk çelik sektörü şu soruyla karşı karşıya:

❓ **Dünya giderek daha korumacı hale gelirken Türkiye üretimini ve ihracatını nasıl koruyacak?**

Küresel ölçekte ABD tarifeleri, AB kısıtlamaları ve Çin kaynaklı arz fazlası nedeniyle ticaret savunma önlemlerinin hızla arttığı bir döneme giriyoruz.

Bu nedenle anti-damping, sübvansiyon ve korunma önlemleri artık yalnızca hukuki süreçler değil; şirketlerin pazar payını, yatırım kararlarını ve hatta üretim devamlılığını belirleyen stratejik araçlar haline gelmiş durumda.

Çelik sektöründe yaşananlar aslında çok daha büyük bir dönüşümün habercisi:

👉 Küresel ticaret serbestleşmiyor, yeniden şekilleniyor.

👉 Pazarlara erişim artık üretim kapasitesi kadar önemli.

👉 Ticaret politikalarını doğru yöneten ülkeler ve şirketler rekabet avantajı elde edecek.

ABD’den Türk Çelik Borularına Yeni Ticaret Savunma HamlesiABD Ticaret Bakanlığı, Türkiye’den ithal edilen büyük çaplı ka...
08/06/2026

ABD’den Türk Çelik Borularına Yeni Ticaret Savunma Hamlesi

ABD Ticaret Bakanlığı, Türkiye’den ithal edilen büyük çaplı kaynaklı çelik borular (LDWP) için yürüttüğü telafi edici vergi incelemesinde ön sonuçlarını açıkladı.

📌 HDM Çelik Boru için belirlenen ön sübvansiyon oranı: %3,37

📌 Karar 4 Haziran 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.

📌 Nihai karar öncesinde doğrulama süreci ve taraf görüşleri alınacak.

Bu gelişme yalnızca ilgili firmaları değil, ABD pazarında faaliyet gösteren tüm Türk çelik ihracatçılarını yakından ilgilendiriyor.

Özellikle enerji, altyapı ve boru hattı projelerinde kullanılan büyük çaplı çelik borular açısından ABD hâlâ stratejik bir pazar konumunda. Bu nedenle ön bulguların nihai karara dönüşüp dönüşmeyeceği ve olası vergi seviyelerinin nasıl şekilleneceği sektör tarafından dikkatle takip ediliyor.

Küresel çelik ticaretinde korumacılık eğilimlerinin yeniden güç kazandığı bir dönemde, ticaret savunma önlemleri artık şirketler için yalnızca hukuki değil aynı zamanda stratejik bir konu haline gelmiş durumda.

⚠️ AB'den Türk Çelik Sektörüne Yeni SoruşturmaAvrupa Komisyonu, Çin ve Türkiye menşeli kaynaklı çelik hasır (welded stee...
05/06/2026

⚠️ AB'den Türk Çelik Sektörüne Yeni Soruşturma

Avrupa Komisyonu, Çin ve Türkiye menşeli kaynaklı çelik hasır (welded steel mesh) ithalatına karşı yeni bir anti-damping soruşturması başlattı.

Son dönemde Avrupa'da giderek güçlenen bir eğilim var:

📈 Rekabet yerine koruma

📈 Serbest ticaret yerine ticaret savunma önlemleri

📈 Küresel kapasite fazlasına karşı daha agresif müdahaleler

AB çelik sektörü yüksek enerji maliyetleri, zayıf talep ve yoğun ithalat baskısıyla mücadele ederken, çözümü giderek daha fazla anti-damping soruşturmalarında arıyor.

📍 Türk ihracatçılar açısından en kritik konu soruşturmaya müdahil olabilmek ve ilgili taraf olmaya ilişkin süreler işlemeye başladı.

▪️ İlgili taraf olarak kayıt ve görüş sunumu: 37 gün

▪️ Dinleme talebi: 15 gün

▪️ Örneklemeye katılım başvurusu: 7 gün

Bu sürelerin kaçırılması, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savunma imkanlarının ciddi ölçüde sınırlanması anlamına gelebilir.

🔍 Ticaret savunma önlemleri artık istisna değil.

🔍 Özellikle çelik sektöründe yeni normal haline geliyor.

⚖️ ABD Mahkemesinden Türk Çeliğine Kritik KararTürk çelik sektörünün yıllardır devam eden hukuki mücadelesinde önemli bi...
04/06/2026

⚖️ ABD Mahkemesinden Türk Çeliğine Kritik Karar

Türk çelik sektörünün yıllardır devam eden hukuki mücadelesinde önemli bir gelişme yaşandı. ABD Federal Temyiz Mahkemesi, Türkiye menşeli sıcak haddelenmiş çelik ürünlerine yönelik anti-damping önlemlerinin yeniden değerlendirilmesi talebini reddetti. Böylece yaklaşık 10 yıldır yürürlükte bulunan ticaret önlemlerinin devam etmesinin önü açılmış oldu.

Bu kararın önemi yalnızca Türk çelik ihracatçıları açısından değil, küresel ticaret politikalarının geleceği açısından da büyük. Çünkü Mahkeme şu mesajı veriyor:

📌 Bir kez tesis edilen zarar tespitini yıllar sonra değiştirmek son derece zor.
📌 Sonradan değişen damping hesaplamaları, geçmişte alınan zarar kararlarını otomatik olarak geçersiz kılmıyor.
📌 Ticaret savunma önlemleri geçici araçlar olmaktan çıkıp uzun vadeli piyasa gerçekliklerine dönüşebiliyor.

Küresel çelik ticaretinde korumacılık rüzgarları güçlenmeye devam ederken, bu kararın önümüzdeki dönemde açılacak birçok soruşturma ve gözden geçirme süreci için emsal niteliğinde tartışılacağı görülüyor.

🚨 Ukrayna’dan Çelik Ticaretinde Yeni Hamle: Türkiye Dahil 4 Ülkeye Anti-Damping SoruşturmasıKüresel çelik ticaretinde ko...
01/06/2026

🚨 Ukrayna’dan Çelik Ticaretinde Yeni Hamle: Türkiye Dahil 4 Ülkeye Anti-Damping Soruşturması

Küresel çelik ticaretinde korumacılık hız kesmiyor. Ukrayna, Türkiye, Vietnam, Güney Kore ve Hindistan menşeli kaplamalı karbon çelik yassı ürünler ithalatına yönelik resmi anti-damping soruşturması başlattı.

Dosyadaki dikkat çekici detaylardan biri ise ithalat verileri:

📈 İncelenen dönemde söz konusu ülkelerden yapılan ithalatın 4,5 kat arttığı belirtiliyor.

Yerli üreticilere göre düşük fiyatlı ithalat, Ukrayna sanayisine zarar veriyor. Son yıllarda dünya çelik sektöründe;

⚠️ kapasite fazlası

⚠️ enerji maliyetleri

⚠️ jeopolitik riskler

⚠️ zayıf küresel talep

nedeniyle ticaret savunma önlemlerinde ciddi bir artış yaşanıyor.

ABD’nin Section 232 önlemleri, AB’nin korunma tedbirleri ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıdaki anti-damping dosyasının ardından şimdi Ukrayna da listeye eklenmiş durumda.

Türkiye açısından konu ayrıca dikkatle izlenmeli.

Çünkü kaplamalı yassı çelik ürünleri, otomotivden beyaz eşyaya, inşaattan sanayi üretimine kadar geniş bir kullanım alanına sahip stratejik bir segment.

Soruşturmanın sonucu yalnızca ilgili ihracatçıları değil, bölgesel rekabet dengelerini ve tedarik zincirlerini de etkileyebilir.

#

📌 Türkiye’den Çin Menşeli Koagüle Suni Deri İthalatına Yönelik Anti-Damping Gözden Geçirme SoruşturmasıTicaret Bakanlığı...
25/05/2026

📌 Türkiye’den Çin Menşeli Koagüle Suni Deri İthalatına Yönelik Anti-Damping Gözden Geçirme Soruşturması

Ticaret Bakanlığı, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli “koagüle suni deri” ürünlerine uygulanan mevcut anti-damping önlemine ilişkin yeni bir Nihai Gözden Geçirme Soruşturması başlattı.

📍 Koagüle suni deri ürünlerine yönelik önlemler ilk olarak 2009 yılında devreye alındı, ardından 2015 ve 2021’de yapılan gözden geçirmelerle uygulama devam etti.

Yerli üreticilerin başvurusu üzerine yapılan incelemede, mevcut önlemin kaldırılması halinde dampingin ve yerli sanayideki zararın devam etmesi veya yeniden ortaya çıkmasının muhtemel olduğu değerlendirildi. Ürün grubu ise birçok sektör için önemli.

📍 Koagüle suni deri; ayakkabı, çanta, döşemelik, mobilya, otomotiv iç trimleri ve çeşitli tüketim ürünlerinde yaygın kullanım alanına sahip.

💲 Soruşturma sonuçlanıncaya kadar mevcut önlem yürürlükte kalmaya devam edecek.

📅 Soruşturmaya taraf olmak için ilgililerin 37 günlük süre içinde Bakanlığa başvurması gerekiyor.

Address

Mahmutbey

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00

Telephone

+902124515251

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when TDI.master posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to TDI.master:

Share